Kayıtlar

gazete etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Neden Borç Veremeyeceğim Hakkında

Sevgili Arkadaşım / Dostum / Akrabam, Öncelikle bana güvenip bu konuda bana geldiğin için teşekkür ederim. Senin için en iyisini dilediğimi bilmeni isterim. Ancak, içinde bulunduğum şartlar nedeniyle şu anda borç veremeyeceğimi üzülerek belirtmek zorundayım. Bu durumun seninle veya aramızdaki bağla hiçbir ilgisi yok. Kendi finansal düzenimi sürdürebilmek ve sorumluluklarımı yerine getirebilmek adına belirli prensiplere uymaya çalışıyorum. Daha önce edindiğim tecrübelerden, maddi konuların insan ilişkilerini zorlayabildiğini ve yanlış anlaşılmalara sebep olabildiğini öğrendim. Bu yüzden, böyle hassas konularda daha dikkatli olmaya özen gösteriyorum. Eğer başka bir şekilde yardımcı olabileceğim bir konu varsa, elimden geleni yapmaya hazırım. Belki alternatif çözümler bulabilir, farklı destek yolları düşünebiliriz. Senin zor bir süreçten geçtiğini anlıyorum ve yanında olduğumu bilmeni isterim. Bunu yanlış anlamayacağını ve ilişkimizin bundan etkilenmeyeceğini umuyorum. Hepimiz zaman zaman...

Zaman Mefhumunuzu Nasıl Ölçmek İsterdiniz

Resim
Saat tasarımları, zamanın akışının nasıl ifade edileceği sorusunu cevaplayarak şekillenir. Ne yazık ki günümüzde her anı, en hassas biçimde ölçmek durumundayız ve kolumuzda bir güneş saatiyle gezinmek pek pratik değil. Yine de yalnızca güneşin zamansal yörüngesi tarafından söylendiği kadarıyla yetinebilecek şanslı azınlıktan biriyseniz ya da bunun hayali sizin için anlamlıysa Yu Ishihara 'nın tasarımı ilginizi çekecektir. Tasarım, Seiko'nun şirket içi tasarımcıları, normal çalışmalarından farklı bir tarzda, saatlerin özünü derinlemesine keşfetmeye ve yenilikçi çıktılar üretmeye teşvik etmek için oluşturduğu Incredibly Specialized Watch Exhibition'ın 2024 ayağının bir parçası. Farklı bakış açılarının nasıl sonuçlar yarattığını merak ediyorsanız diğer altı tasarım da ilginizi çekebilir. 2025 için de güzel tasarımlar var ayrıca. Bu saat ilk bakışta sadece bir metal parçası gibi görünebilir. Ancak saat için günde -1,59 milisaniye veya yılda -0,58 saniye gibi yüksek bir hassas...

Esenyurt Belediyesi At Binicilik Tesisi

Resim
Geçen hafta Esenyurt Belediyesi Tarihi Çeşme Halk Kütüphanesini ve hemen yanındaki, kütüphaneye de ismini veren Tarihi Bağlar Çeşmesini ziyaret etmiş ve gözlemlerde bulunmuştum. Bu hafta sonu da Esenyurt Belediyesi'nin bence son dönemdeki en güzel çalışmalarından biri olan Esenyurt Belediyesi At Binicilik Tesisini ziyaret ettim. At Binicilik Tesisi, şu an ortasında bulunan kafeteryanın açılmamış olması dışında tamamlanmış bir proje. Yetişkinler ve çocuklar normal atlara binebiliyor, ayrıca çocuklar için midilli de var. Eğitim almak isteyenler için seyisler/hocalar ders de veriyor. Bunun için öğleden öncenin daha müsait olduğunu söylendi. Ben gittiğimde öğleden sonraydı ve epey kalabalık vardı. Toplu taşımayla gitmek isteyenler için en kolay yol metrobüsle Beykent Durağında inmek ve sonrasında Adnan Kahveci Bulvarında yaklaşık on beş dakikalık bir yürüyüşle tesise ulaşmak. Yalnız yürürken gidilecek iki yol var. Biri köpekli, dikkat etmek lazım buna. Çocuklar ve yetişkinler için bi...

Saprili Toplayıcı

Üç yüz kişiydiler, genç ve güçlüydüler: Ve öldüler!   Sabah tarlaları toplayacaktım, Denizin ortasında bir tekne gördüğümde. Buharla çalışan bir tekneydi, Ve üç renkli bir bayrak dalgalandırıyordu. Isola di Ponza'da durdu, Bir süre durdu ve sonra geri geldi; Geri geldi ve burada kıyıya çıktı; Silahla çıktılar karaya ama savaşmadılar bizimle.   Üç yüz kişiydiler, genç ve güçlüydüler: Ve öldüler!   Silahla çıktılar karaya ama savaşmadılar bizimle, Ama yeri öpmek için eğildiler: Tek tek yüzlerine baktım; Hepsinde hem gözyaşı hem de gülümseme vardı: İnlerinden çıkmış hırsızlar olduklarını söylediler, Ama bir somun ekmeğimizi bile almadılar; Ve tek bir çığlık attıklarını duydum: — Kıyımızda ölmeye geldik! —   Üç yüz kişiydiler, genç ve güçlüydüler: Ve öldüler!   Mavi gözlü ve altın saçlı, Bir genç önlerinden yürüyordu; Cesaretimi toplayıp elinden tutarak, Sordum: — Nereye gidiyorsun, yakışıklı Kaptan? Bana baktı ve cevap verdi: - Ah, ablam, Güzel ülkem için öleceğim!...

Mustafa Kemal Atatürk'ün İzlediği Filmler Listesi

Az önce televizyonda Ali Özuyar 'ın katıldığı bir programa denk geldim ve sonrasında yaptığım araştırmada kendisinin Gazi'nin Sineması isimli bir kitaba imza attığını öğrendim. Kitap epey ilgimi çekti ve kitabı yakın zamanda olmasa da geniş zamanda okuma listeme ekledim. Biraz daha araştırma yapıp Mustafa Kemal Atatürk 'ün izlediği çoğu filmin bir listesini buldum ve bu listenin daha erişilebilir olması için burada da listelemek istedim. İşi de burada bitirmeyi düşünüyordum ama listenin daha ilk sırasındaki filmin hangi film olduğunu çıkaramadım. Kitapta filmin aslından bahsedilip bahsedilmediğini bilmiyorum, araştırmamı genişlettiğimde Amsterdam Üniversitesi'nden Enis Dinç'in tezine denk geldim: O günkü sinema programı Şarlo İdama Mahkum (Charlie is Sentenced to Death) filmiyle başladı. O dönemde, ünlü Hollywood oyuncusu Charlie Chaplin, Türkiye'de Şarlo olarak biliniyordu. Bunun nedeni muhtemelen Türkler'in Amerikalılar ve İngilizler gibi "Charlie...

Uluslararası Tamirat Günü

Resim
Tamiratın önemini herkese aktarmak için 2017'den bu yana her yıl ekim ayının üçüncü cumartesi günü, Uluslararası Tamirat Günü  (Uluslararası Onarım Günü, International Repair Day) kutlanıyormuş. Elektronik ürünleri daha dayanıklı ve onarımı daha kolay hale getirmek için işbirliği yapan, bünyesinde Hollanda'dan The Repair Cafe Foundation, İngiltere'den The Restart Project, Amerika'dan iFixit ve Fixit Clinic ve Almanya'dan Anstiftung Foundationve bulunan uluslararası tamirat organizasyonları grubu Open Repair Alliance tarafından başlatılmış ve tamirat topluluklarının, bireylerin ve işletmelerin çabalarını kutlamak ve ihtiyaç duyulduğunda tamiratı mümkün kılmak amaçlanmış. 2018'de Tamirat Hakkına yoğunlaşılmış. Tamirat için gerekli bilgi ve kaynaklara erişim hakkı ve ürünlerin daha dayanıklı, verimli ve onarılabilir olması ihtiyacı vurgulanmış. Bu sene 17 Ekim Cumartesiye denk gelen Tamirat Gününün teması ise özellikle küresel bir pandemi yaşadığımız bu günlerde b...

Aşı ve İlaçların Benzerlikleri ve Farklılıkları

Belki aşılar ve ilaçlar hayat bilgisi, sağlık bilgisi veya biyoloji derslerinde anlatılmıştır ama ya ben ilgili konular anlatılırken bu dersleri kaçırmışım ya da öğrenip unutmuşum. Bu sonuca haklarında pek bir şey bilmemem gerçeğinden vardım. Ortalıkta da korona salgını varken bu bilgi eksikliğimi gidermek istedim. Ben de herkes gibi salgını bitirecek bir hap veya şurup değil bir aşı umut ediyordum ama neden? Şimdi aşıların, hapların, şurupların, ilaçların, farmasötikal ürünlerin, biyolojik ürünlerin ve kimyasal maddelerin ne kadar aynı, benzer veya farklı olduğuna birlikte göz atalım. Bu yazı için ilk önce Türkçe kaynaklara göz attım ama kısa bir aramada karşıma bir şey çıkmayınca aşağıdaki İngilizce kaynaklardan, özellikle de ilk kaynaktan yararlandım: Vaccines and drugs: similarities and differences Is a vaccine a drug? The difference between a vaccine and medication Other than the delivery method, what is the difference between a medication and a vaccination? Vaccines & Medicin...

Dinozorus Dergisi Birinci Sayı

Resim
Her şey bundan milyonlarca yıl önce başladı... O zaman insanlar yoktu. Sadece ve sadece dinozorlar vardı... Ama onlar çok büyük ve çok obur oldukları için dünyadaki yiyecekleri çarçabuk bitirdiler. Oturup çare düşündüler. En iyisi başka canlıların yetiştirdiği yiyecekleri çalmaktı ama dünyada başka canlı yoktu... Onlar da ileride ortaya çıkacak canlıların üreteceği yiyeceklere ortak olmak için yumurtalarını dondurdular... Ve şimdi bu yumurtalar kırıldı. Bir tanesi hariç... Kafakoparanus, Ateşikus, Ezergeçerus, Tükürükus çıktılar yumurtalarından ama kardeşlerin en güçlüsü ve en tehlikelisi olan Çokzorus'un yumurtası henüz kırılmamıştı. O olmadan diğer dördünün başarılı olması çok zordu... Dinozorus ile bir dergi okuyucusu ve televizyon izleyicisi olarak ilişkimi daha önce Ekşi Sözlük 'te ve Penguenler de Oynar 'da yazmıştım. Kaynak kodları, oyun imajları ve oyunda kullanılan grafikler  GitHub üzerinde yayımlandığı için oyun artık emülatörler yardımıyla bilgisayarlar...

Muhtar Kellesi

Bilmediğim bir kelimeyle karşılaşınca peşine düşüp ne olduğunu öğrenmeyi seviyorum. Az önce denk geldiğim Ankaralı Yasemin'in Bomba şarkısında Muhtar Kellesi ifadesi dikkatimi çekti. Ekşi Sözlük'te şu şekilde açıklanmış: "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da muhtarlar, katıldıkları düğünde hediye olarak kelle takarlar. Tam altına tekabül ediyor. Oralarda kelle diyorlar tam altına." M. Serdar Kuzuloğlu, bir günlük yazısında muhtar kellesi ifadesinin erkek cinsel organı anlamına geldiğini söylemiş. Herhangi bir bilgiye dayanarak mı bunu söylemiş yoksa sadece kendi yorumunu mu bildirmiş bilmiyorum. Şarkının Lyrics Translate'teki İngilizce çevirisinde ise kafası oynayan biblo oyuncak şeklinde tanımlanabilecek bobblehead olarak çevrilmiş muhtar kellesi. En doğru gibi duran ve Twitter'daki paylaşımların da desteklediği anlam altın. Bu nedenle rotamızı şimdi de kelle altına çevirelim. Bekir Coşkun'un Oyunu en iyi götürene ver  başlıklı yazısında şu şe...

Dulce de Leche

Futbolu sadece oynarken sevdiğim için Brezilya'daki son dünya kupasını da çok uzaktan takip ettim. Böyle olunca da haliyle kupadan geriye aklımda unutulmaz maçlar, goller ve oyuncular değil daha ikincil detaylar kaldı. Bunlardan biri de dulce de leche . Dulce de leche'den Uruguay takımının Brezilya'ya yanında götürdüğü ama ne yazık ki havalimanında kaptırdığı 39 kilo vesilesiyle haberdar oldum . Yerimlerine Süt Reçeli (Dulce de Leche) Nasıl Yapılır , Süt Karameli (Dulce de Leche) ,  Uruguay’da Torta Frita, Dulce de Leche, Churro ve Garrapinada gibi birkaç yazı ekledim ama zaman bulamadığımdan ne bu yazıları okumaya ne de bu tatlı yiyeceği yapmaya fırsatım oldu bir ay öncesine kadar. Neyse geçen ay dulce de leche'yi yaptım. Yapımı çok basit ama basitliğine göre çok uzun sürüyor ve yapılan tek işlem üç dört hazır malzemeyi ateş üstünde uzun uzun karıştırmak olduğundan çok sıkıcı. Sıkıldığımdan bir saat sonunda karıştırma işlemini bıraktığım için biraz fazla akışkan...

Bisikletçi Pardus

Resim
Bugün gazetelere çıkan haberlerle  Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürü Mustafa Sancar'ın TÜBİTAK'ın önemli birimlerinden ULAKBİM 'e Müdür Yardımcısı olarak atandığını ve Cahit Arf Bilgi Merkezi'nden sorumlu olacağını öğrendim. Bu haber vesilesiyle Pardus ile ilgili diğer son gelişmelere bakmak için bir Google araması yaptığımda da Pardus'un Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 'nun maskotu olduğunu öğrendim . Maskotu tasarlayan Aydan Çelik, Pardus'un ortaya çıkış hikayesini şöyle anlatıyor: "Organizasyon komitesiyle sohbetlerimizde Tur'un bir maskota ihtiyacı olduğu yıllardır konuşuluyordu. 50. yılda birlikte neler yapabiliriz diye yeniden masaya oturduğumuzda ise 'Pardus' fikri doğdu. Bu coğrafyada yapılan bir bisiklet yarışında bu coğrafyanın bir canlısını kullanmaktan daha doğal bir şey olamazdı. Üstelik bu efsanevi canlı, bir bisikletçi gibi zeki, çevik ve hızlıysa..." Pardus özgür yazılımla ilgili kişilerin çok iyi bildiğ...

Hacker: "Uğur Işılak'ın Facebook Sayfasının Daha Alasını Yaparım"

Uğur Işılak'ın Facebook sayfasını ele geçiren hacker tartışmalarla ilgili açıklamada bulundu. Hacker, "Biz zaten bir kişiye ait olduğunu bilsek o kişiden izin alırız veya hiç hacklemeyiz. Biz bu sayfayı anonim olarak biliyoruz, sadece biz değil yüzlerce, binlerce insanın anonim bildiği gibi anonim biliyoruz. Anonim olduğunu bildiğimiz, halka mal olan bir sayfa olduğunu bildiğimiz, genel bir Facebook sayfası olarak düşündüğümüz için biz bu sayfayı aldık ve üzerinde paylaşımlarda bulunduk." dedi. Konunun taraflar arasında halledilebileceğini belirten hacker, "Ama gerçekten bir sahibi varsa ve Işılak da bunu ispat ederse, ispat etmesine de gerek yok, yüzde yüz benimdir diyorsa; o zaman oturur konuşuruz, kendi aramızda hallederiz biz taraflar olarak. Bunu çok abartmayı, mahkemelere taşımayı ben çocukça buluyorum. Basitçe bir davranış buluyorum. Biraz daha seviyeye davet ediyorum. Taraflar arasında bir şey olmuşsa bunu polemik malzemesi haline getirmenin de bir hoş da...

FreeBSD Altında KDE2 Nasıl Yamalanır?

Bugün Google+'ta  +Aaron Seigo 'nun paylaştığı bir yayın sayesinde KDE ile ilgili eğlenceli bir internet miminden haberdar oldum. Türkiye'de pek bilinmediğini görmemle de bu açığı kapatmaya karar vermem bir oldu. How does one patch KDE2 under FreeBSD? (Как пропатчить KDE2 под FreeBSD, FreeBSD altında KDE2 nasıl yamalanır?) Rus internet kültüründeki bir internet mimidir. Soru ilk olarak 8 Mayıs 2014'te RusNet IRC ağındaki #anime kanalında soruldu . Bahsi geçen metin Türkçe'ye şu şekilde tercüme edilebilir: - Merhaba, burası bir anime kanalı mı? - Evet. - FreeBSD altında KDE2'yi nasıl yamalayabilirim? Anime ile hiçbir ilgisi olmayan soru, çoğu zaman kanalda gerçekleşen orantısız miktardaki teknik "geeky" konuşmaları hicvediyordu. Soru daha sonra Rus sohbet kanallarında yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. 16 Ekim 2005'te kendilerine Kaschenists diyen sözde Yahudi troller, şurada bir örneği görülebileceği gibi sık sık FreeBSD altın...

Kartınızla Görüşme Yapabilmek İçin Lütfen Yükleme Yapınız

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kararıyla başlayan sistemle birlikte faturasız hat abonelerinin aktif abonelik uygulamasında da değişiklik yaşandı.   Daha önce 100 kontör (20 TL) yüklendiğinde aktif abonelik dönemi 3 ay boyunca sürüyordu. Bu da az konuşan abonelerin 3 ayda en az bir kez 100 kontör girişi yapması anlamına geliyordu. Yeni sistem ise 5 TL yüklenmesi veya transfer edilmesi durumunda aktif aboneliğin 3 ay sürmesini sağlıyor. Keşke 2010'da daha sık gazete okusaymışım. Belki böylece  5 TL yükleyen abonenin hattı 3 ay kapanmayacak veya  3 Ayda Bir 100 Kontör Yükleme Derdi Sona Eriyor gibi haberleri gözden kaçırmazdım. Bu bilgiyi henüz doğrulayamıyorum çünkü Turkcell'in sitesinde bir bilgi bulamadım bununla ilgili. Bulan, gören varsa belirtsin lütfen. Üç ay sonra 5 TL yükleyerek emin olacağım durumdan, daha iyi bir yol bulamazsam. Şu an cebimden çok hattımda para var bu saçma sistem yüzünden. Umarım üç ay sonra bir sürprizle karşılaşmam. ...

Yaratıcı Kalmanın 33 Yolu

01 | Liste yap (mesela böyle bir tane) 02 | Her yere defter taşı (kalem için ayrı bir maddeye gerek yok herhalde) 03 | Serbest yazımı dene (her türü bitirdin bir bu kaldı gibi düşün) 04 | Bilgisayardan uzaklaş (başka bir taneye yaklaşmadığından emin ol) 05 | Başka bir dünyalı ol (kafana atılabilecek taşlara karşı dikkatli ol) 06 | Kendini hırpalamayı bırak (diğerlerine şans ver) 07 | Ara ver (son tarih vermeyi unutma) 08 | Duşta şarkı söyle (istek almayın) 09 | Kahve ve çay iç (yanında da kendine küçük sürprizler yap) 10 | Köklerini bil (root parolasını da) 11 | Yeni müzikler dinle (mesela Serdar Ortaç'ın Another Brick in the Wall yeniden yorumuna ne dersin) 12 | Açık ol (sıcaklıklar arttı) 13 | Yaratıcı insanların arasında bulun (onlardan biriymişsin gibi davran) 14 | Geri bildirim al (vermeyene senle görüşücez de) 15 | İşbirliği yap (söz acıtmayacak) 16 | Pes etme (bunca zamandır edenlere sorabilirsin) 17 | Pratik yap, pratik yap, pratik yap (hadi ama biraz pratiğ...

Sevim Tanürek

Resim

Bekçilere Ne Oldu

Resim
Şu an başım kötü ağrıyor (çok koymayınca cümle bozuk gibi bile geliyor ilk okuyuşta, o kadar alışmışız işte) ve ben bunu merak ediyorum, bekçilere ne oldu. Hiç bekçi görmedim ben, düdüklerini de hatırlamıyorum, sadece televizyonlardan, filmlerden kim olduklarını, ne yaptıklarını öğrendim. Yeni nesiller artık bekçili kalıpları (hedenin bekçisi misin, bekçi gibi ne dolaşıyorsun / dolanıyorsun / duruyorsun) daha zor anlayacak, bizim de daha eski şeyleri hemen veya bir yerlerden araştırmadan anlamadığımız gibi. Çoğumuz dinozorların neden dünyayı terk ettikleri konusundaki teorilerden birkaçını biliriz ama bekçilere ne oldu da artık yoklar, kaçımız buna cevap verebiliriz. Bu tükenişin getirdiklerini kaçımız sayabiliriz. Artık bekçiliğin olmamasının iyi veya kötü bir şey olması konusunda hangimiz fikir yürütebiliriz. Yirmi otuz yıllık bir olay, fazla geçmişe dönmeye gerek yok (zaman yolculuğundan önce son çıkış). Arkanıza yaslanmanızı, gözlerinizi kapatmanızı, derin bir nefes almanızı ...

Susan Eldridge

İsmini hayaletle gezinti olarak çevirebileceğim takip ettiğim günlüklerden birinde gördüm dün. Hem fotoğrafçı Jennifer Tzar hem de model Susan Eldridge ilgimi çekmişti. Susan Eldridge 1979 doğumlu Amerikalı bir modelmiş. Ülkemizde nedense fazla tanınır değil, hayret. Seattle'deki Model Search America Contest'ten sonra New York'a taşınmış ve Elite Model Management ile anlaşma imzalamış. Sayısız editoryal yapmış ve Vogue, Purple, Self Service, The Face gibi dergilerin kapağına çıkmış. Shiatzy Chen, DKNY, John Galliano, Christian Dior, Louis Vuitton, Chanel, Fendi, Prada, Versace, Roberto Cavalli, Marc Jacobs, Tommy Hilfiger, Nina Ricci, Giorgio Armani, BCBG, Calvin Klein, Vivienne Westwood, Stella McCartney, Miu Miu, Sonia Rykiel ve Chloé gibi pek çok marka için podyuma çıkmış. Ayrıca Ellen von Unwerth , Mario Testino ve Terry Richardson gibi dünyaca ünlü fotoğrafçılarla çalışma fırsatı bulmuş. Susan Eldridge ayrıca Miss Sixty, D&G, Armani, Marc Jacobs, bebe ve Zara ...

Sansürler gününüz kutlu olsun

Resim
Bu aralar pek gazete okumuyorum. Bugün bir bakayım dedim, neler dönmüş dünya dışında. Ş u haber dikkatimi çekti. Birincisi nereden biliyorsun Photoshop olduğunu, belki adam Paint ile yaptı. Tabi konumuz bu değil. Fotoğraf üzerinde yapılan bu eklemeler, reklam ajansı tarafından da şaşkınla karşılandı. İfadesi kullanıldığından bu rötuşların izin alınmadan yapıldığını çıkardım bu da sansüre girer, tabii diğeri de sansür ama bu hem paramı alırım hem de sansürümü yaparıma girer, bu da ilginçtir. O değil de yakında bir YouTube vardı ne oldu ona olacak, ona yanıyorum.

Lost s04e01

kameramızı kaybettikten sonra bulmak istiyorsak uygulayabileceğimiz bir yöntem olabilir mi, olabilir bence (biliyorum olamaz). fotoğrafları yayınlayan kişi sanırım başına iş açabilir, benim çıplak fotoğraflarımı yayınlasaydı çok kızardım ben ama... zaten hareketin etikliği üzerinde tartışmak komik olacaktır, amacı belli bir davranış. belki her şey planlanmış bir soygundur, belki tiyatro eseri. bu yazı şu anda taslaklar kısmında duruyor, öğle üzeri yazmıştım ama yayınla tuşuna basamamıştım. parçası olmak bana zevk verecek miydi bunun. yapmalı mıydım, yapamamalı mıydım.. -- Yukarıdaki yazının ne ile ilgili olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bağlantıları sildim daha doğru olur diye. Bugün de ek$i sözlük te başka bir habere denk geldim, yukarıdaki vakadan farklı olarak bu işi yapanlar basından kişiler yani bir mesleği icra eden kişiler. belli bazı kurallara uyması gerekenler. ben sadece internet sitesindeki haberi gördüm, televizyonda ne şekilde yayınlandı bilmiyorum, ama gazetelerde bu kadar...