Kayıtlar

Kodak V550 Tanıtım

Bu ilk ürün tanıtım yazım. Merak etmeyin ikincide de bu ikinci diyecek halim yok ama ilk olduğu için bunu belirtmek ayrıca bunu belirtişimin nedenini de açıklamak istedim. Geçenlerde Kanal B de güzel bir program izledim Atölye isminde, tiyatro sanatçısı bir bey sunuyordu, o günkü konu ise bilim ve sanat arasındaki ilişkiydi, benim için güzel bir tecrübe oldu. Eskiden bilgisayar dergisi aldığım zamanlar (şu anda sokakta birden bir kavga patlak verdi, hala bağrışıyorlar, küfürler uçuşuyor) (2000 – 2003) kuşe sayfalarda yer alan tanıtımları zevkle okuyor ve acaba yazarlar denedikten sonra ürünleri geri gönderiyorlar mı yoksa bir reklâm ve tanıtım karşılığı kendilerine hediye mi ediliyor diye merak ediyordum. Bu yazı için hiçbir hayvana zarar verilmemiştir. Buna benzer şekilde bir ibare yer alır, başrollerden birinde hayvanların bulunduğu filmlerde. Ama ne yazık ki televizyon kanallarımızın çoğu filmlerin sonunda yer alan ve yukarıdan aşağıya doğru hareket ettiği halde kayarak uzaklaşan bu...

KONYA

Resim
2 bosna 2 kule 2 zafer

Piknikçileri Anlamak

Resim
Bu yazı piknikçileri nasıl anlayacağınızdan ziyade onları anlamanızın neden imkânsız olduğu konusundadır, benim için bir “kızgın kumlardan serin sulara atlama” etkisi yaratan bu satırların okuyucu üzerinde ne gibi etkiler bırakacağı bilim-etik tartışmalarına girer, siz benim deneklerimsiniz (bunu bir ben yapmıyorum bence). Bilmiyorum pikniğe gittik diyenlerde var mı ama ben piknik yaptık derim. Çünkü pikniğe gitmek tam karşılamıyor olan biteni, piknik yapmaya gittik denilebilir ama sanki cümle piknik yapmaya gittik ama yağmur yağdı, ortalık çamur oldu, fırtına çıktı, arabamız çalındı (dayanılmaz örnekleri çoğaltma dürtüsü) şeklindeymiş izlenimi veriyor zavallı insan beynine. Pikniğin aynı şeylere gülebilen insanlarla birlikte yapılması bir zorunluluk olmasa da alabileceğiniz eğlenceyi yukarılara tırmandırabilmek için gerekli olduğu unutulmamalıdır. Demek istediğim yakın dostlarınızla yapacağınız piknik veya ailenizle yapacağınız piknik, gözleriniz kapalı şekilde bir filin farklı yerler...

SORULAR

Bir zamanlar ben de temizdim, saftım dışarıdaki kar kadar ve çocuktum az önce buz tutmuş yolda kayarken düşen çocuk kadar. Benim de annem tutardı elimden okula gittiğim ilk seneler… Peki, ben layık olabildim mi beni en çok seven iki insandan biri olan anneme? Hiç sanmıyorum. Başkalarına hıncımı az mı çıkarmıştım ondan, az mı kırmıştım kalbini nedensiz, yapmıyor muyum hala, ne yazık ki. Ne zaman anlayacağım değerini kaybedince mi? Sabahçılar evinin yolunu tutmuş gidiyorlar, öğlenciler okula doğru ilerlerken hafta içi her gün bu saatlerde olduğu gibi. Kör döngü. Benim hayatım gibi, herkesin hayatı gibi. İnsanlar geldiler, gittiler ve insanlar gelecek, gidecek. Hepimiz bir şeylerin peşinden koşuyoruz yakalamak için. Bazen yakalıyoruz geç de olsa, bazen de kayıp gidiyor parmaklarımızın arasından. Gözyaşları döküyoruz gidenlerin ardından, bir daha uzun süre göremeyeceğimiz için. Önce bir dedemiz, sonra da diğeri, geride sadece birkaç hatıra, o da gitgide solmakta. Acaba iyi bir kardeş ya da...

MUTLULUK

“Mutluluğa doydum, mutluluk beni ele geçirdi ve moralimi bozuyor.” “… elle tutulamayan sis, dalları sallayan rüzgar oldum, soysuz bir kıskançlık ve katil oldum, kaybettiğim ve bir daha bulamayacağım aşk oldum. Takıntılarım nedeniyle çürümeye başlayan, gübreleşen anı ve neşeden oluşmuş arapsaçına dönüştüm” Melissa P. Bu kızla çok ortak noktamız var aslında. Yanlış anlamayın, hayatım onun ki kadar renkli değil ama mutluluğun moral bozması ve takıntı sahipliği ikimizin de ortak dertleri. İlk kitabı meraktan almış ve okumuştum, aradan fazla zaman geçmemesine rağmen pek hatırlamıyorum ne ders çıkardığımı ondan. Çocuk yetiştirmenin zor bir iş olduğu ve gerektiği gibi davranılmamasının ne gibi facialara yol açabileceği gibi bir şeyler miydi, neydi? İkinci kitabı niye aldım peki?

KARİYER

Dayınızın market sahibi olmasının size ne gibi faydaları olabileceğiniz düşündünüz mü? Çok saçma değil mi? Niye düşünesiniz ki? Eğer amcanızın bir berber dükkanı varsa saçınızı bedava kestirebilirsiniz (eğer yazıyı okuyan bir bayansa cümleyi hala ve kuaför ile çekinmeden yeniden kurabilir). Ama market farklı bir şeydir. Burada birçok şey var, buraya birçok kişi geliyor. Televizyonda gördüğünüz dünyanın (reklamlar) gerçek dünyaya açılan kapısı gibi (cümleyi daha gösterişli yapmak için buradaki kapıyı sokak kapısı değil de, bilimkurgu filmlerinde ki boyut değiştiren cinslerinden farz edin). Her şey yalan. En azından çoğu. GameBoy’ la oynamak istiyordum ve bu isteğim gerçekleşti. Pokemon red veya blue idi. Bir şeyleri biriktirmem gerekiyordu ama yapmadım. Turuncu güzeldi. Böyle konuya saçma girişleri şu anda havalı buluyorum galiba. Aslında bağlantıyı kuracağım ama sıkıcı geliyor. Keşke elimden daha iyi bir tercüman olsaydı kafamdakiler için. Şudur ki, eğer bir tanıdığınız gazete satan bi...

Kara Kanat Ördeğin Ünlü Giriş Cümleleri (DW's Famous Entrances)

I am the terror that flaps in the night, Ben gecenin içinde kanat çırpan baş belası, I am the onions that stink in your eyes (Fungus Amongus). Ben gözlerini yaşartan soğan, I am the switch that derails your train (Darkly Dawns The Duck). Ben trenini raydan çıkaran makas, I am the jailor who throws away the keys (Darkly Dawns The Duck). Ben anahtarı uzağa atan gardiyan, I am the surprise in your cereal box (Darkly Dawns The Duck). Ben tahıl kutusundaki sürpriz, I am the chill that runs up your spine (Darkly Dawns The Duck). Ben sırtından boşalan soğuk terler I am the winged scourge that pecks at your nightmare (That Sinking Feeling). Ben kâbuslarında seni kamçılayan kanatlı kırbaç, I am the low point on your sine wave. (The Frequency Fiends). Ben sinüs dalgandaki alçak nokta, I am the grade curves that gives you an "F" (Clash Reunion). Ben sana F veren not eğrileri, I am the fast food that comes back to haunt you (Clash Reunion). Ben sana musallat olan hazır yemek I am the wat...