Şavşat Yöresi Deyimleri

benim bilmediklerimi veya herkesin bileceğini düşündüklerimi koymadım. Arkadaşlarımın beni daha iyi anlayabilmeleri için yaptığım çalışmaların bir diğer adımı. 10 günde maidis' i öğrenin (learn maidis in 10 days).


ağır otur ki batman gelesin: ağırbaşlı ol ki kıymetin olsun.

ağrına gitmek: gücüne gitmek.

ahırki yediğin olsun: beddua.

ardı gelmek: sonu gelmek, bitmek.

ayaküstü uğramak: birisini geçerken uğramak.

ayıdan kork kork,bokundan da mı kork: bir şey olacak diye devamlı korkmak mı gerek? (bunu bilmiyordum ama güzelmiş)

ayın on dördü gibi: çok güzel. (bunu da öğrenmiş oldum ama neden güzel?)

az boz: az (ben az buz olarak biliyorum bkz: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=az+buz)

batal olmak: bozulmak, arızalanmak.

bedine gitmek: gözüne çirkin gözükmek.

bel burk kırmak: bitkin düşmek. (çok yorulmak)

beş beş olmak: çok sevinmek. (bu nereden geliyor acaba, ayrıca dört köşe olmak)

bir ayar: bir yaşta olan, yaşıt.

cirit atmak: etrafa seğirtmek. (bkz: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=segirtmek)

çatal yürekli: korkak. (yeni öğrendim, kaynağı ne acaba?)

çoç olmak: çok ıslanmak. (söylenişi çok zevklidir)

çuçun etmek: sevinmek.

den den olmak: tane tane olmak.

derin gitsin: aynı anlamda beddua.

güman etmek: ummak, beklemek.

helek olmak: çok yorulmak. (bkz: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=helak+olmak)

hersi çıkmak: çok sinirlenmek. (bkz: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=herslenmek)

ibdin etmek: papağan gibi aynı şeyi çok çok tekrar etmek.

kafadan atmak: bilmeden konuşmak.

öyle otardım ki ağzı çöpe değmedi: öyle kandırdım ki hiç anlamadı. (bunu bilmiyordum ama güzelmiş)

put kafa: (argo) kafası büyük.

sobayı kalamak: sobaya odun doldurup ateş vermek,tutuşturmak.

ter kana batmak: çok yorulup terler içinde kalmak.


Kaynak:
Erdoğan Kara
Boğaziçi Üniversitesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü (1992)
http://www.birikimler.com/html/deyimler.html

(ayrıca burya da bakınız:

http://www.birikimler.com/html/dilbilim.html

)

Yorumlar

  1. ayın on dördü.. Sezen Aksu da der ya, gökte ay on dört, ben dolunay. dolunaydır ay, ayın 14ünde, bedirdir, tamdır, beyazdır, gökyüzünde ışıl ışıldır. güzel midir? hep etkilemiştir bakanı. ondandır galiba.. ama şehirliler pek göremez, görse de ırgalamaz belki, şehrin insan-yapımı ışıkları daha parlak kaçabilir, ama köyde bir başkadır dolunay da, yıldızlar da, samanyolu da.

    YanıtlaSil
  2. 14: araştıracaktım bir ara bugüne kısmet oldu, şimdi yabancılarda buna benzer bir deyim var mı diye baktım ama yok galiba ya da ben yanlış baktım

    http://ssahra.blogspot.com/2006/09/ayn-ondrd-ve-ay-tutulmas.html

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ayin+ondordu

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ayin+ondordu+gibi



    çatal:

    anlamını araştırayım dedim tam zıttı çıktı, acaba bizim orada tam tersi anlamda mı kullanılıyor, gittiğimde birinci ağızlardan öğreneyim

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=catal+yurekli

    http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=%C3%A7atal+y%C3%BCrekli&meta=

    YanıtlaSil
  3. benim yorumumumda da ekşi etkisi vardı. Sahra da vurgulamış özel ve güzelliğini, demek ki var bi' şey :p

    çatal yürekliyi ise ilk kez duyuyorum. Google amca da aynı istikamette yardımcı oldu. merak ettim şimdi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

sen de yaz yaz yaz buraya yaz bütün sözlerini

Bu blogdaki popüler yayınlar

Diğer Dillerde Hoşçakal

Fedora 24'te GRUB 2 Önyükleyici Temasını Değiştirme

Müfettiş Gadget'taki Kötü Adamın Yüzü Açığa Çıkmış