Kayıtlar

Kasım, 2006 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NEDEN FOTOĞRAF ÇEKİYORUZ?

Neden fotoğraf çekiyoruz? Sanat olduğu için mi? Yoksa tarihi, yazılardan daha iyi ve doğru belgelediğini düşündüğümüz için mi?

Gelişen teknoloji ve fotoğraf makinesinin hemen hemen herkesin sahip olabileceği bir ucuzluğa erişmesiyle fotoğrafçılar çoğaldı. Bu iyi ve kötü oldu. İyi oldu çünkü … , kötü oldu çünkü … şeklinde sayfalarca yazılabilir.

Neden fotoğraf çekiyoruz sorusuna cevap vermek zor. Anlatacağımız bazı şeyleri daha etkili bir şekilde anlatmak için mi, aile albümünü oluşturmak için mi, sanat için mi, başka çaremiz olmadığı için mi?

Keşke bir savaş fotoğrafçısı olsam ve çekecek tek bir kare bulamasam. Erken emekli olsam.

Fotoğrafçı olmak için gereken özellikler şunlardır: gerçekten buraya bir şeyler sıralayabileceğimi düşündünüz mü, yanıldınız. Ben en güzel fotoğrafları makinem yanımda olmadığı zaman çekiyorum (kafamın içinde).

Fotoğrafçılar mesleklerinin birçok insan tarafından yapıldığı için tedirginler, fotoğrafın değerinin azalmasından endişe duyuyorlar. Aslında kötü fotoğraf…

Hacker Dedikleri

Burada hiçbir şekilde gerçek “hacker”lara laf söylemek gibi amacım yok, laf gideceği yeri bulur aslında gereksiz bir açıklama oldu gerçek hacker in işi yokta bunu okuyacak sanki.İlk önce sözlüklere başvuralım bakalım (ben normal sözlüğü kastettim siz ekşi sözlüğe de bakabilirsiniz)hack:1.(at/away ile) kesmek, yarmak2.yaşlı ve yorgun at3.kira beygiri, binek atı4.çok sayıda düşük kaliteli eserler yazan yazarve hacker:Çökertici, Korsan 1hacker:İngilizce hacker. "Bilgisayar ve haberleşme teknolojileri konusunda bilgi sahibi olan, bilgisayar programlama alanında standardın üzerinde beceriye sahip bulunan ve böylece ileri düzeyde yazılımlar geliştiren kişi" anlamında kullanılan bu kelime için Kurulumuz, kırıcı sözünü önermektedir. Örnek: Kırıcı, kullanmakta olduğu bilgisayar veya iletişim ağı ile ilgili bir güvenlik açığını veya gizli bir şifreyi ortaya çıkardığında o ortamın yetkililerini gereken tedbiri almaları için uyarır.hacking:kırma.hack: özensiz program; özensiz iş. 1) Zar…

ELMA

Elmayı tam otuz yedi ısırıkta bitirmişti. Böyle garip huyları yoktu ama bu kez ne olduysa böyle bir şey yapmıştı. Tam oyuz yedi ısırık. Bu bir dünya rekoru muydu, yoksa vasatın altı mı ondan da haberi yoktu. Herhangi bir amacı yoktu zaten bunu yaparken. Sadece ilk ısırıkta bir son ısırıkta otuz yedi demişti. (Aslında bundan önceki cümle yalan, sadece olayı daha kısa cümlelerle anlatabilmek için gerçeği biraz saptırdım. Saymaya elmadan birkaç ısırık aldıktan sonra karar verdi ve altı ısırık aldığını diş izlerinden anlayarak saymaya devam etti. Acaba elmayı yemek için mi ısırıyordu yoksa saymak için mi? Saymadan önce gerçekten de yemek için ısırıyordu ama bu sefer saymayı da düşündü ve işleri karıştırdı.) Otuz altı da bitirebilirdi ama son ısırığı yeteri kadar iyi değildi.

Elma yeşildi, tadı da tam istediği gibi. Zaten kırmızı bir elmayı kaç ısırıkta yediğini hesaplayamazdı. Sevmiyordu çünkü. Sanki yeşil ve kırmızı elma iki farklı meyveydi onun için. ne kadar saçma sapandı kendisi bile ş…

Ben Üstinsan

Bunun lafını ettiğim ya da bundan kendim için pay çıkardığım anın ötesinde bu kavramın sınırları içinde olamam artık. Üstinsan yoktur, vasat olandan da. İnsan olmak için sağlanması gerekenler hakkında da pek bir bilgimiz yok. Sadece etrafımızda insan olduğunu zanneden yaratıklar var. Hayvan lafı da bu yüzden kavgada söylenmeyecek kadar ağırdır, en büyük hakarettir, küfürdür. Karşımızdakini insan olarak görmeme zaman zaman hepimizin başvurduğu bir yöntemdir. Dünyadaki her şey insan için vardır. Tek insan da biz olduğumuza göre, her şey bizim emrimizde. Artık gazetelerde ve televizyonlarda takip ettiğimiz haberlerde tanımadığımız insanların ölümüne ağlamıyoruz, üzülmüyoruz bile. Çünkü insanlıklarından emin değiliz. Toplum sadece üstinsanın mükemmelliğini tamamlayabilmesi için üstüne basarak yükseldiği bir kalabalıktır.

Henüz “Böyle Buyurdu Zerdüşt” ü okumuş değilim. Okunacaklar listesinde arkadaşlarının yanında duruyor şimdilik. Bunlar okumaya başlamadan önce ne yazıyor acaba kitapta sor…

22.09.06

Yeni günlüğüm sensin. Senden önceki arkadaşını İstanbul’ da bıraktım. Sayfaları az kalmıştı. Henüz bitmemişti ama yakında biterdi. Henüz ne demek? Çantamda gereksiz bir ağırlık oluşturmasın diye bırakıvermiştim kitaplığımda bir rafa. Gördüğün gibi pek sadık biri değilim. Son bir veda yazısı yazmayı planlamıştım, o da olmadı.

Bu özrüm olsun ondan. Çok güzeldi. Telli bir ajandaydı. Evrenkent vermişti 2004 – 2005 öğretim yılında. O zaman kullanmamıştım. Sadece içindeki reklam sayfalarını yırtarak bir kenara emanet etmiştim. O anda, onun düşüncelerimi paylaşacak bir arkadaş olacağını aklımın 45 derece doğu meridyenine bile getirmemiştim. Birkaç dersimin defteri olma görevini de pekiyi yerine getirebilirdi. Ben onu sırdaş olarak seçtim, o da benimle arkadaşlığı kabul etti. Fazla ders çalışmıyorum zaten.

Yazı yazarken bazen ara veririm. İstemli veya tam tersi ve yazının içeriği bir anda değişir. Kısaca komşumdan gelen gürültüler bana eski komşumu özletti. Yöneticiye para vermek için çıktığımd…