GÜNLÜK TADI

Şu anda sanki günlük tadında fotoğraf çekiyorum, rasgele, ne çekeceğim belli olmuyor bazen şans yardım ediyor bazense yaver gitmiyor. Hiç birinin kimliği yok, hiç biri benim çocuğum değil. Çok kolayca -kendimin çektiğini bilmesem- başkasının çekmiş olabileceğine inanabilirim. Ama aramızda yine bir bağ var, sanki akrabayız birbirimizi sevmeyen, uzak uzak kuzen misal. Bir kere çektikten sonra yeni doğmuş bir bebek gibi size sevimli, güzel ve sanatsal geliyor. Çünkü hamurunu yoğuran ellerden biri de sizinkiler. Bebeğin yaşı büyüdükçe (siz gelişirken ve daha iyilerini yaptıkça) gözünüze hoş görünmemeye başlıyor, hatta batıyor aynı organınıza. O sizin dikkatinizi çekmeye çalışıyor ben senin bir parçanım diyor ama artık siz onu sevmemenin yanında nefret de ediyorsunuzdur ve sonunda öldür (sil) tuşuna basarak hayatına son vermemek için hiçbir neden bulamazsınız. Bazen pişman olabilirsiniz (çok az olasılık) ve gerçek hayattaki ruh çağırma faaliyetine benzetebileceğimiz silinen dosyaları geri getireceğini vaat eden (gerçekten de yapan) programları kullanarak fotoğrafınızı kurtarmaya çalışırsınız ama fotoğrafın üstüne çoktan başka fotoğraflar oturduğu için artık bu imkânsızdır.

Siz doğuştan yeteneklisinizdir, eğer fotoğraf kötüyse sorun makinededir, modeldedir. Ben doğuştan yetenekli bir modelim. Babam daha o zamandan bendeki fotoğrafik kabiliyetleri gördüğü için kamera önünde oldukça vakit geçirmişim. Bir görseniz ne kadar doğal, ne kadar kendim, asla poz vermeyen. Daha o zaman sanata soyunmuşum (soymuşlar) ve artık olmayan nü pir poz vermişim (onbeş-onaltı yaşlarında benden izin almadan çektiklerini bahane ederek yırtmıştım, şu anda pişmanım).

Zaman gelir yaptıklarınızdan pişman olursunuz bu yeri gelir sırf cebinize sığması kıstasını gözeterek aldığınız bir fotoğraf makinesi olur bazen de başka bir konu. Ama ilkler asla unutulmaz ne olursa olsun. Ayrılma vakti gelir iki tarafta bunu bilir ihtiyaçlar karşılanamaz karşılıklı çünkü. Son bir ümitle yazılım güncellenmiştir, sanki bir mucize olacakmış, buna inanmak istermiş gibi. Boşuna artık ele dahi alınmak istenmez v550 çünkü bir zamanlar sizin için çok önemli olan otomatik özellikleri sizi sınırlamaya başlar. Kendiniz olmamanıza neden olur, belki de suçu siz onun üstüne atarsınız ama yazıyı siz yazdığınıza göre siz haklısınızdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fedora 24'te GRUB 2 Önyükleyici Temasını Değiştirme

Diğer Dillerde Hoşçakal

Müfettiş Gadget'taki Kötü Adamın Yüzü Açığa Çıkmış