BİR ARMATÖRÜN SAVUNMASI

Yazarken farkına vardığım ilginç şeylerden biri de şu oldu:
Şair burada ne demek istemiş, bu şiirin teması nedir gibi sorulara verilecek hiç bir cevabın doğru olamayacağı
Zannederiz ki şair bizim sevgilimizi övmüştür, bizim yalnızlığımızdan bahsetmiş, bizim acılarımızı görmüş ve yazmıştır, oysa bu yanlıştır ve Orhan Veli de itiraf etmiştir iş olsun diye şiirinde;

--
Bütün güzel kadınlar zannettiler ki
Aşk üstüne yazdığım her şiir
Kendileri için yazılmıştır.
Bense daima üzüntüsünü çektim
Onları iş olsun diye yazdığımı
Bilmenin.
--

Şiirle ilgim neredeyse hiç yoktu. İlkokulda Türkçe kitabını aldığım zaman baştan sona bütün hikayeleri okumama rağmen şiirleri genelde okumaz atlardım. Sıkılırdım okumaktan, anlamazdım belki de. Örnekle açıklamak gerekirse (modüler eğitim takıntısı) Ece Ayhan adlı şairimizi isminden dolayı kadın bir şair sanırdım, değilmiş.


Günlüğümden: bu ana kadar hiç günlük tutmayı başaramadım, kitaplığımdaki ajandaların genelde ilk sayfası yırtık olur. Ama eve çıktıktan sonra ilk kez kendi odam oldu saatlerce yalnız kalabileceğim (sadece insan bakımından değil iki ay boyunca odada sadece çekyat sandalye ve masa vardı – en önemlisi bilgisayar yoktu - )

Tercihler sürekli değişir. Ama önemli bazılarının erkenden verilmesi gerekir. Bunu da başaramadım mezun olmama bir sene kalmışken hala ne iş yapabileceğimi bilmiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fedora 24'te GRUB 2 Önyükleyici Temasını Değiştirme

Diğer Dillerde Hoşçakal

Müfettiş Gadget'taki Kötü Adamın Yüzü Açığa Çıkmış